Otizm

Duyar ama dinlemez.
Canı isterse konuşur.
Üstün niteliklerini gizleyen ve toplumdan kendini koparmış biri.
Hassas.
Duyarsız ve ilgisiz.
Yalnız kendisiyle ilgili. 
Anlamak ister fakat anlayamaz, ilişki kurmak ister ama kuramaz!

Otizm bireyin dış dünyadaki uyaranları algılaması ve bunları düzenleyip kullanması ile ilgili nörolojik bozuklukları kapsar.

Otizm ilk olarak çocuk psikiyatristi Leo Kanner tarafından, yaşam boyu süren, sosyalleşme, dil, iletişim ve diğer birçok etkinlik alanını etkileyen bir sendrom olarak tanımlanmıştır. Otizm, duygusal ve sosyal ilişkilerde kısıtlılık, dilin gelişiminde gecikme ve tekrarlayıcı garip davranışlarla karekterize olan bir bozukluk olarak da tanımlanabilir. Bu sendromda klinik belirtilerin şiddeti bireyden bireye değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, otistik spektrum içinde en hafiften en ağıra kadar değişik şiddette otistik davranış belirtileri görülebilir (Greenspan 1992). Bu belirtileri; toplumsal ilişkilerin gelişiminde bozukluk, sözel ve sözel olmayan iletişimde bozukluk, takıntılı, tekrarlayıcı davranışlar, ilgi alanının kısıtlılığı ve darlığı şeklinde temel gruplarda toplamak mümkündür. Bu alanda yapılan araştırmalar, otizmin görülme oranının on binde dört-beş olduğunu göstermektedir. Ayrıca, otizmin görülme oranı erkek çocuklarda kız çocuklara oranla dört-beş kat daha fazladır (Korkmaz 2000a).
Geçmişten günümüze kadar geçen süreçte otizmle ilgili birçok konuya açıklık getirilmiştir. Başlangıçta Kanner?in de vurguladığı gibi otistik davranışların, anne-babaların çocuğuna mutlu bir yaşam sunamamasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Zaman içinde yapılan çalışmalar sonucunda, otizmde birçok faktörün rol oynadığı anlaşılmıştır. Günümüzde otizm artık uzmanlar tarafından nöropsikiyatrik bir bozukluk olarak tanımlanmaktadır (Filipek et al. 1999).
Otizmli çocuklarda beden algısında, bir hareketin taklit edilmesinde, hareketin ardışık ve amaçlı olarak yapılmasında, amaçlı yönergeye uygun oynama becerilerinde zayıflık, karşılıklı etkileşime girememe, stereotipik davranışlar sergileme gibi problemler görülmektedir. Bu problemlerin kaynaklarından birisinin çocukların duyusal sistemlerindeki bozukluklar olduğu düşünülmektedir (Korkmaz 2003)

Otizmin tanımı ve teşhisi

Otizm olguları geniş bir spektrum içinde farklı özellikler sergilemektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda, otizm tanısının geniş kapsamlı bir gelişimsel bozukluğu ifade ettiği düşüncesi ağırlık kazanmıştır (Gümüşçü ve Pişkin 1994). Bu görüşe bağlı olarak yaygın gelişimsel bozukluklar; erken çocuklukta sosyal beceri, dil ve davranış alanlarında uygun gelişememe belirtilerinin olduğu bir grup psikiyatrik bozukluk olarak tanımlanabilir. Genel olarak bu bozukluklar gelişimin birçok alanını etkiler ve süregelen işlev bozukluklarına yol açarlar. Amerikan Psikiyatri Birliği, 1994 yılında yaygın gelişimsel bozuklukları beş bozukluktan oluşan bir grup olarak sınıflandırmıştır.

Bunlar;

1-Otistik bozukluk,
2-Rett bozukluğu,
3-Çocukluk dezintegratif bozukluğu,
4-Asperger bozukluğu,
5-Başka türlü adlandırılmayan yaygın gelişimsel bozukluklardır (Tuchman ve Rapin 1997, Korkmaz 2000a).
Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkmakta ve sosyalleşme, dil, iletişim gibi birçok alanı yaşam boyu etkilemektedir. Aileler ve uzmanlar, iki-ikibuçuk yaş civarında konuşmanın görülmediğini, akranlarına karşı ilgisizliğin olduğunu ifade etmektedirler. Ayrıca, bu çocukların yaşamlarının erken dönemlerindeki gelişmelerinin normal olduğu, kucaklanmaktan, dokunulmaktan hoşlandıkları ve mimiklerini amaçlı olarak kullandıkları ifade edilmiştir. Fakat on iki-on beşinci aylar arasında; sözlü 4 iletişim, mimik ve jestlerin kullanımı ile ilgili sistemin gelişiminde bir duraklama görülmektedir. Otizmli çocukların yeni yürümeye başladıkları dönemde ise, annelerinin veya babalarının ellerini tutmak istememe, karınları acıktığında sözel olarak veya işaretle bu isteklerini ifade edememe davranışları gözlemlenmektedir. Aileler bu çocukların sese, dokunmaya aşırı duyarlı olabildiklerini ve basit kelimeler ile mimikleri anlamadıklarını ifade etmektedirler. Bu dönemde dilin gelişimi durabilmekte, çocuk içine kapanmış, amaçsız ve katı bir hal sergileyebilmektedir (Greenspan 1992, Filipek et al. 1999).

Bununla birlikte, otizmde klinik belirtilerin şiddeti bireyden bireye değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, otistik spektrum içinde en hafiften en ağıra kadar değişik şiddette otistik davranış özellikleri görülebilir. Otistiklerde iletişim ve sosyal etkileşim yetileri ağır derecede bozuktur. Bu duruma bağlı olarak, gelişmede bir uyumsuzluk görülür. Bazı otizmli çocuklar, müzik ya da matematik gibi sınırlı alanlarda yetenekli olabilirken, günlük yaşamla ilgili birçok yetersizlikler gösterebilirler. Otizmli kişileri tanımlamak için kullanılan birçok davranış özelliği vardır. Genellikle hiç bir otistikte bu özelliklerin tümü bulunmaz ve sıklıkla hepsi aynı anda görülmez. Bu nedenle, otizm bir hastalık gibi değil, gelişimsel bir sendrom olarak tanımlanır (Greenspan 1992, Korkmaz 2000).

Otizmde temel belirtiler nelerdir?

 

OTİZM KİTAPLARI

YAĞMUR ÇOCUKLAR - OTİZM NEDİR - Doç Dr. Barış Korkmaz, Doğan Kitap

AQ OTİSTİK ZEKA VE SEVİYELERİ OTİZM, Selvi Borazancı Persson, Sistem Yayıncılık

AÇIKLAMA : Otizm üzerine yapılan araştırmacıların tarihçesi, otizmin hala ilk günlerdeki esrarını koruduğu göstermektedir. Selvi Borazancı Persson AQ Otistic Zeka tanımlamasıyla otizmi yeni bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Dünyaya gelişinden itibaren her çocuğun belli sürelerde tamamladı otistik özelliklerin belli bir yoğunlukta olması gerekiyor. Bu bakış açısıyla, çevremizdeki kişilerde az ya da çok otistik özellikler gözleyebiliriz. Selvi Borazancı, kitabında otizmi araştıranların teorilerine yer verdikten sonra, otizm ve Asperger sendromunun tanı ölçülerine değinmiş, otizmi otistik zeka çerçevesinde, farklı otistik seviyeler üzerinde durarak incelenmiştir. Kitapta anlatılan eğitim yöntemleri, eğitimcilere ve otizmli kişilerin yakınlarına yol gösterecek niteliktedir. İlginç örneklerle zenginleştirilen bu kitap, okuyucuya farklı bir dünyanın kapılarını açıyor.

BAYAN PERŞEMBELER - Prof. Dr. Füsun Akkök, Özgür Yayıncılık
AÇIKLAMA:  Bu kitabın ortak bir dili vardır; Sevgi. Sayın Dr. Akkök?ün önderliğinde liderleşen ?Bayan Perşembeler? bize çok önemli bir yaşam dersi veriyorlar. Yaşamı, insanları ve farklılıkları sevmek, insan olarak en büyük ihtiyacımız. Bu sevgi dolu eser için sizleri kutluyorum. -Prof. Dr. Fersun Paykoç ?Özelliği ne olursa olsun onu seviyordum ve diğer çocuğumdan hiçbir farkı yoktu. Diğeri için kullanılan her olanak onun için de kullanılacaktı ve her çocuk gibi, farklı özellikleri ile birlikte, sevgi ile büyüyecekti.? ?İlk zamanlar Tanrı?ya çok isyan ettim, çok ağladım, ama şimdi Tanrım bu meleğe sen bakmadın da banamı gönderdin diyorum. Bir meleğin Tanrı tarafından bana emanet edildiğini düşünüyorum.? ?Onun gözlerindeki sevgiyi, ışıltıyı, çıkarsızlığı seviyorum ben. Aile ise zaten çok seviyor unu farklı gözle bakıldığını görmüyorum.
 
BENİMLE OYNAR MISIN - OTİZM İLE YAŞAMAK VE ANNELİK - Güzide Tekeş, Artı

AÇIKLAMA : Tekeş, kitabında otistik bir çocuğun özenle yetiştirildiğinde yapabileceklerini anlatıyor Güzide Tekeş. ?Benimle Oynar mısın? Otizmle Yaşamak ve Annelik? adlı kitabında, bilişsel zekası gelişmemiş olan ve çevreyi algılamada sorun yaşayan, otist bir çocuk büyütmenin zorluğunu okuyucularla paylaşıyor.  Otistik çocuk annesi Güzide Tekeş?in, otistik bir çocuk büyütmenin zorluğunu anlattığı ?Benimle Oynar mısın? Otizmle Yaşamak ve Annelik? adlı kitabı çıktı. Artı Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezi tarafından Entegrasyon İçin Toplumsal Duyarlılık ve Gönüllülük Çalışmaları?na destek için yayımlanan kitapta bilişsel zekası gelişmiş ancak duygusal zekası gelişmemiş olan ve çevreyi algılamada sorun yaşayan, otistik bir çocukla yaşamayı anlatıyor. Tekeş?in kitabı ayrıca, otist bir çocuğun eğitim ve özenle yetiştirildiğinde neler başarabileceğinin kanıtı.   ?Bu olağanüstü bir şey. Uyuyordum. İnanılmaz. Günün ağardığını artık görmüyorduk?? Güzide Tekeş?in kitabından aldığımız bu cümle otizm hastası olan çocuğu Damla?ya adadığı yaklaşık 10 yılını özetleyen örneklerden biri. Kitap Damla bebeğin gelişimini anlatırken otist bir çocuğun, eğitim ve özenle yetiştirildiğinde neler başarabileceğinin de kanıtı oluyor.   Damla bebeğin hastalanması üzerine doktorların ?hassas bebek ve çok zeki, küsmüş, olağan bir şey barışır? sözleriyle umutla başlayan kontroller dizisi, ?çocuğunuz otistik, bu bir nevi delilik? ifadeleriyle bir kabusa dönüşüyor Tekeş için. Red çırpınışları ile hastane hastane gezen Tekeş, süreci şu ifadelerle anlatıyor:   ?Görünen her şeyin kabulü daha kolay oluyor. Ama bizim yavrularımız içinde yüksek fonksiyonlu olanlar var. Bunların bazı akademik alanlardaki erken ve beklenmeyen başarıları, ailelerin ret sürelerini uzatıyor.? 02 Nisan 2005 Şule KÖKTÜRK, CUMHURİYET
 
BİRAZ YER AÇARMISINIZ - NORMALLER İÇİN KİTAP: OTİZM Nevin Eracar, Vildan Onur, Beyaz Yayınları
AÇIKLAMA:    KİM İSTER OTİSTİK OLMAYI? Kim ister otistik olmayı, Farklı olsam da sizlerden biriyim ben. Gözlerinizden anlıyorum her şeyi, Uzaklaşıyorsunuz benden, Haklısınız. Mutsuzluğun faydası yok, bizler içimize kalbimiz boştur diye. Kalbimiz herkese açık bir sevgi gülüdür. Ne olur beni özürlü görmeyin, Güneş kızıl bulutların arasında doğar. Onu izlemek harikadır, doyamazsınız ona. Alın beni aranıza, sessiz gözyaşlarınız, kalplerinizde sevgi gülleriniz olsun. -Murat Şamiloğlu
 
OTİSTİK ÖZELLİK GÖSTEREN ÇOCUKLARA İLETİŞİM BECERİLERİNİN KAZANDIRILMASI Prof. Dr. Gönül Kırcaali İftar, YA-PA Yayın
 
SOS! OTİZM VE İLETİŞİM PROBLEMİ OLAN ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ  İnci Vural Kayaalp, Evrim Yayıncılık

AÇIKLAMA:  Dokuzuncu ayda emeklemiş olmak, onbeşinci ayda birkaç küpü üstüste koymak, onsekinci ayda birkaç kelime etmek gibi gelişim aşamaları, beynin bu işlevlerle ilişkili bölgelerinin olgunlaşmasının işaretleridir. Bu işaretleri görmek, anne-babayı ve doktoru rahatlatır.

İşler yolunda gitmeyip, bazı gelişim aşamaları zamanında gerçekleşmezse, gelişimde bir gecikme veya sapma kuşkusu doğar. Gecikmenin sebepleri ve biçimleri muhtelif olsa da, bu kitap kapsamını ilgilendiren gecikme, çocuğun iletişim ve ilişki kurma becerilerinin zamanında ve uygun biçimde ortaya çıkmamasıdır. İletişim bozukluğu dendiğinde, ilk akla gelen ?konuşma gecikmesi?dir. Otizm, dikkat problemi, işitsel bozukluk v.s. gibi terimler, iletişimin uygun bir şekilde gelişmediği bir durumun sebebi olarak ortaya atılan teşhislerdir. Teşhislerin hangisinin duruma uygun olduğu bir yana, hepsinin neredeyse ortak paydası, ?konuşma gecikmesi?dir. ? Konuşma becerilerinin ortaya çıkması, cümlelerin uzaması, iletişim sorununun çok temel bir yanının artık aşıldığı anlamına gelir. İletişim ise, sadece konuşmayı değil, insanlararası ilişkiyi sağlayan her türlü yöntemi içerir. Belki en önemlisi, iletişimin ihtiyaç ifade etmekten öte, ?laf olsun? ya da ?hatır için? yapılan, gündelik dilde ?muhabbet? olarak adlandırdığımız her türlü alışverişi içermesidir. Sözlü ya da sözsüz iletişimin temelleri olan dikkat ile sözcük tanıma ve söyleme, iletişimin sonraki aşamalarına geçişin başlangıcıdır. Değerli ardaşım ve meslakdaşım İnci Vural, iletişim becerilerinin gelişiminde sorunlar yaşayan çocuklara ve ailelerine yardımcı olacak bu kitabının önemli bir ihtiyacı karşılayacağını düşünüyorum. Hayata iyi bir başlangıç yapmak için çocuklara ve anne-babalarına destek olmamız, el vermemiz gerekiyor. Elinizdeki kitabın böyle bir işlevi olacaktır. ? Doç. Dr. Yankı Yazgan?ın sunuş yazısından

KELİMELERİN ÖTESİNDE - BİR OTİZM HİKAYESİ  Pınar Kahraman Küçükaras, Kelebek Yayınları

AÇIKLAMA: Bu kitap oğlum Ömer?in otizm teşhisini aldığı andan itibaren onunla birlikte giriştiğimiz mücadeleyi anlatıyor. Yazdıklarımda elimden geldiğince tecrübemi paylaşmaya ve oğlumun eğitiminin yanısıra, Gluten-Casein Diyeti, İlaç ve C Vitamin Tedavileri, Ağır Metal Alımı, Ait, Neuropeedback, Sensory Integration gibi tedavi yöntemleri sırasında da yaşadıklarımızı anlatmaya çalıştım. Bizim gibi bu müsibetle uğraşan diğer ailelere bir nebze olsun yol gösterebilmek umuduyla başvurduğumuz tüm zamanları ve adresleri listeledim

İSTİYORUM İHTİYACIM VAR, ÇÜNKÜ FARKLIYIM - BİR ANNENİN OTİZM YOLCULUĞU Nevin Benal Penny, Sistem Yayıncılık

Otistik bir çocuk annesi olan Nevin Penny, oğlu Roni ile çıktığı yaşam yolculuğunu anlatıyor İstiyorum, İhtiyacım Var, Çünkü Farklıyım?da. Kitabında, teşhisin konduğu ilk şoktan bugüne, otistik bir bireye ulaşabilme, onu kendine yeterli bir insan haline getirebilme yolunda verdiği olağanüstü mücadelenin öyküsünü bulacaksınız. Yalnızca bu zorlu yolculuğun günlüğüyle değil, araştırdığı, denediği terapi yöntemleri ve otizme güncel bakışlar derlemesi ile de Penny?nin kitabı, aynı yolda mücadele verenlere yalnız olmadıklarını söylüyor?
 
OTİZM EL REHBERİ, Dr. Lorna Wing, Çeviren: Semra Kunt, Doğan Kitap

AÇIKLAMA :Oliver Sacks'ın kitap için yazdığı ?Önsöz?den Otizm? sözcüğü halen çoğu insan için kati ve korkunç bir anlam taşımaktadır: konuşmayan, devamlı sallanan, bağıran, ulaşılmaz, insan temasından kopmuş bir gocuk. Ve hemen her seferinde otistik özellikler gösteren gocuklardan bahsederiz, yetişkinlerden değil; sanki bu gocuklar asla büyümezlermiş ya da gizemli bir şekilde gezegenimizden, toplumumuzdan buharlaşıp giderlermiş gibi. Ya da Yağmur Adam (Rain Main) filminde canlandırılana benzer tuhaf davranışları olan, normal yaşamdan kopuk, hesaplama, hafıza ve çizim gibi konularda esrarlı yetenekler sergileyen, dahi (savant) otistikleri düşünürüz. Bu klişeler tamamen yanlış değildir; ancak (çok farklı düşünce ve algılama yollarına sahip olsalar da) aynı şekilde ehliyetini kaybetmemiş (özellikle yüksek zekaya, anlayış ve eğitime sahip olduklarında), başarılı yaşamlar sürdürebilecek ve özel bir tür kavrayış ve cesarete sahip, otistik özellikler gösteren bireyler de olduğunu belirtmekten uzaktırlar Temple, otizmi romantikleştirmez ya da otizmin kendisini, çoğumuz için yaşamın büyük bir kısmını dolduran zevklerden, armağanlardan, ilişkilerden yoksun bıraktığını inkar etmez. Ancak, kendi varlığı, değeri ve tezat gibi görünse de otizmin buna nasıl katkı sağladığı hakkında güçlü ve olumlu bir duygusu vardır. Bu yakınlarda verdiği bir konferansı şöyle bitirmişti: ?Eğer parmaklarımı şaklatıp otizmden kurtulabilecek olsam, bunu yapmazdım; çünkü o zaman kendim olamazdım. Otizm kişiliğimin bir parçasıdır.? Eğer Temple bizden çok farklıysa, bu yüzden daha az insan sayılamaz, tam tersi değişik açılardan daha fazla insandır diyebiliriz. Resimlerle Düşünmek, çok yetenekli bir otistiğin kim olduğu ve ne olduğu hakkında bir kimlik çalışmasıdır. Derinden etkileyici ve büyüleyici bir kitaptır; çünkü, bizim dünyamız ile onunki arasında bir köprü kurar ve bambaşka bir zihne bakmamızı sağlar.

OTİZM - OTİZMDE GÖRSEL İLETİŞİM TEKNİKLERİNİN KULLANIMI Dr.Yeşim Fazlıoğlu, Uzm. Meral Eşme Yurdakul, Morpa Yayıncılık

RESİMLERLE DÜŞÜNMEK, OTİZMİN İÇERDEN ANLATIMI, Temple Grandin, Çeviren: Mehmet Celil İftar, Doğan Kitap

OTİSTİK ÇOCUK DAHİ Mİ, ENGELLİ Mİ İsmail Tufan, İletişim Yayınları

MOZART VE BALİNA, Otistik Bir Çiftin Aşk Hikayesi, Jerry Newport,Mary Newport,Johnnt Dodd, Koridor Yayıncılık

YAŞAMIN DİĞER BİR PENCERESİ, OTİSTİK ÖZELLİKLERE SAHİP ÇOCUK BABALARI VE DUYGULARI, Prof. Dr. Füsun Akkök, Arş. Gör. Bilge Uzun Özer

OTİZM ŞART MIYDI Çiğdem Ergüvenç, Tisamat Basım Sanayi